Selami OĞUZ - 22 Mart 2006 Dünya Su Günü Basın Duyurusu

Selami OĞUZ - 22 Mart 2006 Dünya Su Günü Basın Duyurusu

Su Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi Selami Oğuz: · “Sel felaketlerini önlemede yetersiziz” · “Sağlıksız sudan kaynaklanan hastalıkları önleyemiyoruz” · “Her yıl erozyon yüzünden 500 milyon ton tarım toprağımız yok oluyor” · “Sularımız süratle kirleniyor” · “Baraj ve göletlerle suyumuzu depolamalıyız” · “Her iki yılda bir ‘su şurası’ düzenlenmeli”

1-GENEL

- Dünya nüfusunun sürekli artışı
- İnsanların atmosferi ve doğayı etkileyen olumsuz faaliyetleri sonucu giderek artan küresel ısınma,
- Sera etkisi ile yağışlarda görülen ani değişiklikler, aşırı yağışlar veya uzun süren kuraklıklar,
- Kutupların erimesi, tatlı su rezervlerinin azalması,
- Suların israf edilmesi ve aşırı derecede kirletilmesi sonucunda gelecekte dünyanın bugün birçok bölgesinde yaşanan tatlı su krizinin giderek büyüyeceği, bu durumun özellikle ülkemizi yakın bir gelecekte ciddi şekilde sıkıntıya sokacağı bilim çevrelerince sıkça ifade olunmaktadır.
     Tatlı sularımızın bu günkü durumu nedir? Gelecekte ne olmalıdır? Neler yapılmalıdır? Bu soruları milletçe cevaplamak ve gerekli tedbirleri şimdiden almak durumundayız. 2-SULARDAN YARARLANMANIN TEMEL PRENSİPLERİ
2.1- İsraf etmemek,
- Su tüketiminin, olması gerekenden fazla yapılmasına “su israfı” diyoruz.
Örnek : Sulamalarda uygulanan açık sulama sistemi ile hem gereğinden fazla su kullanılmakta ve buharlaşma yolu ile suyun kaybolması artmakta, hem de aşırı sulama sonucu toprak tuzlanarak verimliliğini kaybetmektedir.
2.2- Kirletmemek,
-Suyun hayati fonksiyonunun kaybolmasına “suyun kirlenmesi” diyoruz.
Örnek : Kirli sular çevrelerini de kirletirler ve ulaştıkları toprak, göl veya denizlerdeki hayatı da yok ederler.
3-SULARDAN YARARLANMA
3.1-Zararlarını azaltmakla
a) Hastalıkları önlemekle,
b) Toprak erozyonunu önlemekle,
c) Taşkın – sel zararlarını önlemekle,
d) Kuraklığı önlemekle,
e) Çevreyi korumakla.
3.2-Faydalarını artırmakla
a) İçme – kullanma – endüstri suyu temin etmekle,
b) Tarımda sulamayı geliştirmekle,
c) Hidroelektrik enerji elde etmekle,
d) Su ürünleri üretmekle,
e) Ulaşımdan yararlanmakla,
f) Turizmden yararlanmakla.
4-ÜLKEMİZDE MEVCUT DURUM (01.01.2006)
4.1-Tatlı Su Kaynaklarımız
- Akarsularımız : 158 + 28 = 186 km3/yıl
- Yer altı sularımız : 14 km3/yıl
- Yararlanabildiğimiz su miktarı : 98 + 14 = 112 km3/yıl
- Göller
Tatlı olmayan göller : 5850 km2
Tatlı su gölleri : 3970 km2
Baraj gölleri : 4560 km2
Toplam tatlı su gölleri : 8530 km2
4.2- Su ile ilgili Mevzuat ve Kuruluşlar
4.2.1-Dahili Mevzuat
18.12.1953 tarih 6200 sayılı DSİ Genel Müdürlüğü Kuruluş Kanunu
16.12.1960 tarih 2560 sayılı Yer altı Suları Kanunu
20.11.1981 tarih 2560 sayılı İSKİ Genel Müdürlüğü Kuruluş Kanunu
01.05.2003 tarih 4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Kuruluş Kanunu
27.07.2003 tarih 4950 sayılı Su Ürünleri Kanunu
13.07.2005 tarih 5393 sayılı Belediyeler Kanunu
04.03.2005 tarih 5302 sayılı İl Özel İdareler Kanunu
10.05.2005 tarih 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu
Bu kanunlarla ve çıkarılan yönetmeliklerle kurumların yetkileri ve sorumlulukları belirlenmiştir.
4.2.2-Harici Mevzuat
- Birleşmiş Milletler Su Konvansiyonu (sözleşmesi)
- Avrupa Birliği Su Çerçeve Direktifi
- Dünya Sağlık Teşkilatı (Su – Ekosistem – Sağlık)
- KİOTO sözleşmesi
4.3- Tatlı Su Kaynaklarının Zararlarını Ne Ölçüde Önledik?
a) Hastalıkları Önlemekle;
- Hastalık kaynağı bataklık ve benzeri olumsuz yerler %90 oranında kurutulmuş, bu sebeple meydana gelen hastalıklar (Örnek:sıtma) önlenmiştir.
- İçme-kullanma suyu temininde özellikle orta büyüklükteki şehirlerde ve kasabalarda sağlıksız sudan doğan hastalıklar yeterince önlenememektedir. Sudan kaynaklanan ishal, tifo, paratifo gibi hastalıklarla sık sık karşılaşılmaktadır.
b) Toprak Erozyonunu Önlemekle;
Ülkemiz toprakların da %14 hafif, %20 orta, %63 şiddetli derecede toprak erozyonu vardır.
Her yıl 500 milyon ton tarım toprağı su erozyonu ile yok olmaktadır. Sudan meydana gelen erozyon her yıl daha da artmaktadır. Bu konudaki çalışmaların yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir.
c) Taşkın Zararlarını Önlemekle;
Büyük şehirlerimiz dahil zaman zaman yaşanan sel felaketleri bu konuda yeterli düzeyde olmadığımızı açıkça göstermektedir.
d) Kuraklığı Önlemekle;
Zamanında kullanabileceğimiz suyumuz varsa kuraklık tehlikeleri yaşanmaz. Bunun için yeterince baraj-gölet yaparak sularımızı depolamamız gerekmektedir. Baraj yapımında %50-60 oranında bir gerçekleşmenin olduğunu göz önüne alırsak daha yapacak çok işimiz olduğu ortaya çıkmaktadır.
e) Çevreyi Korumakla;
Çevrenin korunması suyun kirletilmemesi ve su erozyonunun önlenmesi ile mümkündür. Bu iki husus da yeterli seviyede olduğumuz söylenemez.
Sularımız süratle kirlenmektedir. Köylerimize kadar ulaşan içme suyu tesisleri ile su tüketimi artmış buna mukabil atık suyun arıtılması işleri bunun çok gerisinde kalmıştır. Özellikle büyük şehirlerimizde suyun kirlenmesi çok büyük boyutlara ulaşmıştır.
Endüstri kirlenmesi had safhadadır.
4.4- Tatlı Su Kaynaklarından Ne Ölçüde Yararlandık?
a) İçme – kullanma – endüstri suyu temin etmekle;
Hedef : 10.8 km3/yıl
Gerçekleştirilen : 3.166 km3/yıl
Gerçekleşme oranı : % 29,3
b) Tarımda sulamayı geliştirmekle;
Hedef : 8,5 milyon Ha
Gerçekleştirilen : 4,9 milyon Ha
Gerçekleşme oranı : % 57,6
c) Hidroelektrik enerji elde etmekle (Kurulu güç olarak);
Hedef : 39.790 MW
Gerçekleştirilen : 12.883 MW
Gerçekleşme oranı : % 32,4
d) Su ürünleri üretmekle;
- Tatlı su ürün üretimimiz; yılda 45.000 tondur.
-Göllerimizde soda ve tuz üretimi de gerçekleştirilmektedir.
e) Ulaşımdan yararlanmakla;
- Akarsularımızdan ulaşım maksadıyla yararlanma oranı yok denecek kadar azdır.
- Göllerden ulaşım maksadıyla yerel ihtiyaçlar için yararlanılmaktadır.
Ancak Van gölünde demiryolu ulaşım geçişi, Keban Baraj Gölünde ise karayolu ulaşım geçişi yapılmaktadır.
f) Turizmden yararlanmakla;
Özellikle göllerimizden turizm maksadıyla yararlanılmaktadır.
4.5- Tatlı Su Kaynaklarından Yararlanmanın Genel Değerlendirilmesi
4.5.1-Mevzuat Yönünden
Su ile ilgili temel kanun yoktur. Çeşitli kanunlarla çeşitli kuruluşlar yetkilendirilmişlerdir. Bu kanunlar arasında uyum sağlayacak bir üst kurul da bulunmamaktadır. Bu nedenle uygulamalarda ki çelişkiler yeterince önlememektedir.
- Suyun kirlenmesini önlemek için caydırıcı müeyyideler bulunmamaktadır.
- Ülkemiz suyun kıymetini mevzuata gerektiği kadar geçirememiştir. 4.5.2- Su Zararlarının Önlenilmesi Yönünden;
- Yaşadığımız sel felaketleri şehirlerimizi taşkınlardan yeterince koruyamadığımızı göstermektedir.
Kırsal yöredeki su taşkınları ciddi tarım zararlarına sebep olmaktadır.
- Su erozyonu çok ciddi boyutlardadır, önlenememektedir.
- Çevre yeterince korunamamaktadır.
ÖZETLE : Erozyon konusunda çok başarısız durumdayız. Taşkınların önlenmesi konusunda ulaştığımız noktada ise başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz.
4.5.3- Sudan Yararlanmanın Arttırılması Yönünden;
Bu bölümde sadece içme suyu-sulama-enerji sektörlerindeki gelişmeler değerlendirilmiştir
-İçme-kullanma-endüstri suyu tüketiminde yeterli düzeye ulaşılamamıştır.
2005 yılında 10,5 milyar m3 su hedefi gerçekleşememiştir. 2030 yılı 38.5 milyar m3 su hedefi de bu hız ile gerçekleşemez.
- Sulama konusunda 50 yıllık ortalama; özel sektör dahil yılda 80.000 Ha arazinin sulamaya açıldığını göstermektedir.
2030 yılındaki hedefin gerçekleşebilmesi için 3.600/25 = 144.000 Ha/yıl arazinin sulamasının gerçekleştirilmesi gereklidir ki bu şartlarda bunu gerçekleştirmek mümkün değildir.
- Enerji üretiminde 50 yıllık ortalama 260 MW/yıl olarak gerçekleşmiştir.
2030 hedefinde geri kalan kapasitenin hizmete alınabilmesi için yılda en az 1120 MW yani bugünkünün 4-5 katı bir yatırım gerekmektedir ki bunu gerçekleştirmek bu yapılanma ile mümkün değildir.
Sonuç olarak;
Su kaynaklarımızdan yeterince yararlanamadığımız bir gerçektir.
- Zararları yeterince önleyemedik
- Faydaları yeterince artıramadık
- Suya gereken önem ve değeri veremedik.
5-GELECEK İÇİN ALINMASI GEREKLİ TEDBİRLER
5.1-Genel
Su kaynaklarımızdan yeterince yararlanamadığımız, zararları önleyemediğimiz, suyun değerini, önemini yeterince kavrayamadığımız yukarıda rakamlarla ortaya konulmuştur.
Gelecekte suya ihtiyacın artacağı açık bir gerçektir.
Sularımıza bu günkünden çok daha fazla sahip çıkmak ve sulardan beklenen yararları sağlayabilmemiz için bu güne kadar ki yaklaşımlarımızı bir kenara bırakmalı ve suya bu günkünden daha büyük önem vermeliyiz.
Sınır aşan sularımız üzerinde bizim dışımızda geliştirilen senaryolar, bu konuda çok daha ciddi tedbirleri almak gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Bu sebeplerle ve sulardan daha fazla yararlanmak için yeniden yapılanmalıyız.
5.2- Su Kanunu
- Su mevzuatındaki çok başlılığın giderilmesi,
- Su kültürünün geliştirilmesi,
- Suyun öneminin belirlenmesi,
- Suyun değerinin belirlenmesi,
- Sudan yararlanmada gelişme politika ve hedeflerimizin belirlenmesi,
- Suyu koruma hedef ve politikalarımızın belirlenmesi,
- Sınır aşan sular ile ilgili mevzuatın geliştirilmesi,
- Uluslar arası su sözleşmeleri ile ilgili mevzuatın geliştirilmesi maksadıyla bir SU KANUNU çıkarılmalıdır. Bu kanun ile;
- Devlet Yüksek Su Kurulu kurulmalı, su yönetimi bu kurula bağlanmalıdır.
- Mevcut kuruluşların yetkileri;
. Sudan yararlanmada,
. Suyun zararların önlemede, verimliliği artıracak şekilde yeniden belirlenmeli,
- Kurumlar arasındaki, koordinasyon güçlendirilmelidir.
- Su kültürü geliştirilmeli.
. Suyun önemi.
. Suyun değeri.
. Su-çevre ilişkileri.
. Suyun israfının önlenmesi.
. Suyun kirlenmesinin önlenmesi gibi hususlar M.E.B. tedrisatına sokularak toplumun bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.
- Su kaynaklarımızın envanteri yapılmalı,
- Özel sektöre geniş yetkiler verilmeli,
. Hedeflere, özel sektör eliyle devletin yönlendirmesiyle verimlilik artırılmak suretiyle ulaşılmalıdır.
- Sınır aşan sular üzerinde;
. Gerekli mevzuat geliştirilmeli,
. Bu sulardan yararlanma oranının yükseltilmesi için altyapı yatırımları hızlandırılmalı,
. Uluslar ile ortak su projeleri geliştirilmelidir.
- Her iki yılda bir SU ŞURASI düzenlenmeli ve sularımıza ne kadar sahip çıktık? Çevreyi ne kadar koruyabildik? Su bilincini ne kadar arttırdık? vb. ulus açısından son derece önemli olan konular tartışılmalı ve gelinen noktalar gözden geçirilmelidir.
- Gönüllü sivil toplum kuruluşları geliştirilmeli ve toplumun suya sahip çıkması için gerekli hukuki, teknik ve ekonomik imkanlar sağlanmalıdır.
6- SONUÇ
Tatlı su kaynaklarımız açısından 1500 m3/adam/yıl miktarı ile su azlığı çeken ülkeler arasında bulunmaktayız.
Gelecekte su kaynaklarımızı iyi kullanmaz isek nüfus ve ihtiyaçların artması bu rakamı daha da aşağıya indirecektir.
Sınır aşan sular üzerindeki dış hevesler bu konuyu son derece önemli hale getirmektedir.
Sularımıza milletçe ve devletçe sahip çıkalım.
Ondan beklenen yararlara ulaşalım. Toprağımızı, çevremizi ve en önemlisi suyumuzu koruyalım.
Bunu kendimize kutsal bir görev sayalım.
 

su vakfı
SU VAKFI'NIN AMACI

Vakfımız suyun kişi, toplum ve canlı hayatındaki önemini insanımıza anlatmak, suyun en verimli şekilde kullanılmasını sağlamak, su sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak amacıyla kongre, panel, konferans ve sempozyumlar düzenlemektedir.