UYELIK KITAP SIPARISI ILETISIM FORMU
 
 
SİTELERİMİZ
 
Kilonuza göre günlük su ihtiyacınızı hesaplayın.
 
 
 
İstanbul İçin Hava Durumu
ISTANBUL

Kaynak:
www.meteor.gov.tr

 
Ziyaretçi: 942863
 
SİTE İÇİ ARAMA
Konularda
Makalelerde
Yayınlarda
Haberlerde

 

 
Prof. Dr. Fevzi YILMAZ
 

SU ve EKOSİSTEM

     Prof. Dr. Fevzi Yılmaz
Sakarya Üniversitesi

     

Giriş

Mart ayı ülkemizde ve dünyada suyun en çok konuşulduğu ay olmuştur. 16-22 Mart 2009’da rekor katılımlı 5. Dünya Su Forumu İstanbul’da toplandı. Mart ortasında Madagaskar Adası devlet başkanının görevden uzaklaştırılması kısmen su problemi sebebiyledir. Güney Kore sanayi devi Daewoo’nun Madagaskar’la yaptığı anlaşmaya Adalılar çok kızmışlardı. Anlaşma Madagaskar adasının yarısından küçük olmayan aşınan toprak kütlesinin Daewoo tarafından buğday tarımına açılması idi. Firma, bu yolla su stresi altındaki ülkesine (Güney Kore) sosyal sorumluluk adına buğday temin edecek, Madagaskar’ın da aşınan toprak kitlesini yeşillendirecekti. Bu Adalılara iyi anlatılamadığından Devlet başkanı itibarını yitirdi, yerini kaybetti ve gelen yeni başkan ise anlaşmaları iptal etti. Bundan üç hafta önce, Kaliforniya Valisi Arnold Schwarzenegger eyalette su kıtlığının alarm verdiğini belirterek vesikalandırmanın gerekebileceğini vurgulamıştır. Geçenlerde, Birleşmiş Milletler Dünya Su Tahmin Programında, “Küresel Su Krizini Önlemek İçin Acil Eylem Gerekir” denmiştir. Mart ayında, Türkiye’mizde bol yağış ve dolu barajlarla su gündemi tutmuştur. Bu iyi gelişmenin ülkemiz için sürdürülebilir olmasını dilemek ve su döngüsüne her zaman önem vermek durumundayız. Niye mi? Diğer coğrafyalara (1) bir bakalım:

Dünyamızda bölgesel su kıtlığı artmaktadır. Avusturalya 10 yıldır kuraklıkla boğuşmaktadır. Brezilya ve Güney Afrika’da türbinleri döndürecek su yetersizliği vardır. Aral gölünü besleyen akarsu kaynakları kuruduğundan, Orta Asya’da 1980’den beri yok olan göl trajedisi yaşanmaktadır. Kıtlığın bir sebebi yanlış yönetim ve diğeri ise bölgesel problemlerdir. Küresel su krizi, gıda ve diğer ürün tedariklerini düşürmekte, akarsu ve gölleri etkilemektedir.

Su,her yerde su….
Her yıl binlerce kilometre küp (km3) taze su yağmur, kar veya eriyen buzlardan gelir. 2007’de yapılan bir çalışma birçok ülkenin bu suyun ancak 1/5’ini kullandığını göstermiştir. 2000 yılı verisi; Dünyada hidrolik çevrim suyunun ortalama %9’u kullanılıyor şeklindedir. Güney Amerika ve Afrika’da bu %6’dan azdır. Bu sonuç, su probleminin büyük ölçüde lokal olduğunu göstermektedir.

Dünyanın büyük nehirleri (İndus, Rio Grande , Colorado, Murray-Darling ve Yellow rivers gibi) artık denize ulaşamamaktadır. WWF’a (World Wild Fund) göre göl ve nehirlerdeki balık stoğu 1970’ten bu güne %30 azalmıştır. Hayvan, orman ve komple ekosistem etkilenmiştir. Yirminci asırda sulak arazilerin yarısı kurumuş, deltalarda tuzlusu tatlı su dengesi bozulmuştur.

Gelecek 10 yılda su stresi artacaktır. İki eğilim vardır. i)İlki demografiktir. Geçen 50 yılda Dünya nüfusu 3 milyardan 6.5 milyara çıkmıştır. Fakat, su ihtiyacı üç kat artmıştır. Dünya nüfusu 2025’de 2 milyar, 2050 de ise 3 milyar artacaktır. Su talebi de buna bağlı olarak katlı bir artış gösterecektir. Su kullanımının, tarımdaki payı ¾, endüstrideki payı 1/5 ve belediyelerdeki (şehirlerdeki) payı 1/10’dur.

Farklı gıdalar üretimleri boyunca farklı miktarda su gerektirir. 1 kg buğday yetiştirme için 1000 litre su, 1 kg et için ise 15000 litre su harcanır. ABD ve AB gibi et obur toplumlarda kişi başı toplam su gereksinimi 5000 lt/gün iken, bu ot obur (vejeteryan) Afrika ve Asya uluslarında 2000 lt/gündür. Batılılar ortalama 100-250 lt/gün suyu gıda-dışı (içme+kullanma amaçlı) olarak tüketirler. Geçenlerde, İSKİ’nin (2) yaptığı bir çalışma İstanbul’luların ancak % 20’sinin bu kategoriye girdiğini göstermiştir.

Vejeteryan nüfustan et yiyen nüfusa geçiş 2007-2008’de yiyecek ve su fiyatlarını arttırmıştır. 1985’de Çinliler ortalama kişi başı 20 kg et yediler, bu yıl (2009’da) 50 kg et yiyeceklerdir. Bu fark 390 km3 (1 trilyon litre) su demektir ve bu Avrupa toplam tüketimi kadardır. Dünya nüfusunun % 20’sinin Çinli olduğu hatırlanmalıdır. Fakirlikten çıkış, yiyeceklerde su yoğunluğunu arttırır. Refahın artması ve şehirleşme çok et yeme ile ilişkilendirilir. 2 milyarlık ekstra boğazı besleme (2025) tarımda %60 daha fazla suya ihtiyaç var demektir.

ii)Suda ikinci eğilim iklim değişikliği ile ilgilidir. Küresel ısınma hidrolik çevrimi hızlandırmaktadır. Hızlı buharlaşma ve hızlı yağış sonucu, sulu yer çok sulu, kuru yer çok kuru olmaktadır. İklim değişikliğinin üç etkisi: a)Birinci etki: Bitki yapısı değişir. Çok kuru bitki, yıldırım nedenli ve etkili orman yangınını körükler. b)İkinci etki, su yönetimini önemli kılar. Ani yağış için büyük baraj yapma(>15m) zorunluluğu doğar. c) Üçüncü etki: İklim değişikliği batılı ülke hükümetlerini biyo yakıtı teşvik eder yapmıştır. Bu, daha çok gıda-dışı amaçlı tahıl ekimi ve daha çok su kullanımı demektir.

Su ile ilgili iyi gelişme, Dünya su kullanımında verimin ve verimliliğinin giderek artmasıdır. Kötü olan ise bireylerin yanlış su kullanım alışkanlığını değiştirmemeleri ve bir kısım hükümetlerin kötü su yönetimini sürdürmeleridir.

Endüstri, Dünya suyunun beşte birini kullanır ve az sorunludur. Problem tarımdadır ve su payı %70-80 arasındadır. Hindistan, mısır üretmek için Çin ve Amerika’ya göre 3 kat fazla su kullanılır. Bazı ülkelerde 1 kg buğday üretmek için 1500 litre su kullanılırken , diğerlerinde bu 750 litredir. Bu durum verimli ve etkin sulamanın önemini ortaya koymaktadır ve istendiğinde %30 tasarruf rahatça sağlanabilir. Su buharlaşması ve kaçağı topraktan değil yapraktan olmalıdır. Bazı genetik değişimli bitkilerde (GMS) susuzluğa dayanım süresi uzatılmıştır. Susuz kalan bitki yeni yağmur yağanadek kurumamaktadır.

Su fiyatı arz ve taleple belirlenemez. Şehirde oturanlar borulu iletime ve atığı temizlemeye para öderler ve fiyat oluşur. “Kim, hangi belediye ne kadar su kullanır?” sorusuna cevap olacak temel bilgiler genellikle eksiktir. Yağmursuyu ve akarsu miktarı kesin değerlerle ölçülebilir. Gölden ve havzadan su alımı ise tahmin edilebilir, yeraltı su kullanım miktarı ise bilinemez.

Su yönetiminde karmaşa önemli bir problemdir. Karar verme süreci, birçok idare görev-sorumluluk örtüşmesine sahne olmaktadır. Su kaynağı, kanalizasyon, sulama, içme suyu ve dağıtım birimlerinde görülen girişimler en geneldir. Örneğin Virginia eyaletindeki orta boy şehir Charlottesville’de 13 su idaresi vardır.

Gelişmekte olan ülkelerde, 1990-2005 yılları arasında su için yapılan yatırım ve yardım artmamış olup, 1978-81 döneminden azdır. Buna rağmen, bu süre içinde, sulama suyu, içme suyu ve atık su sistemlerinde önemli dönüşümler yaşanmıştır.

Bugünlerde, “Sanal Su” konsepti tartışılmaktadır. Burada ülkeler arası ticari ihtiyaçlar su içerikleri ile değerlendirilmektedir. Örneğin, Meksika ABD’den 7 milyar m3 suyu tüketen tahıl ithal etsin. Aynı miktarda tahıl Meksika tarafından üretilseydi 16 milyar m3 su tüketilecekti. Bu ticaret sayesinde 9 milyar m3 küresel su tasarrufu sağlanmış olur. Bu ticaret teşvike değerdir. Coca Cola 2012’de su tüketimini %20 düşürecektir. Sivil toplum örgütleri (NGO’lar) sertifikasyon üzerinde çalışmaktadır. Şirketler ve iş çevreleri suyu etkili kullanma durumunda özel bir belge alacaklar ve itibarları yükselecektir. 2010 hedef yıl olarak alınmıştır.

Sonuç
Su çok önemli küresel bir üründür. Yer kabuğunun %70’i su ile kaplı ama bu su kütlesinin %97,5’i tuzlu %2,5’i ise tatlı sudur . Tatlı suyun 2/3’ünü buzullar ve yer altı suları oluşturur. İnsanlar dünyadaki suların ancak %1’inden azını kullanabiliyor. Kullanımdaki bu suyun % 70-80’i de tarıma gidiyor. Su çok kıymetlidir, küresel (muhtemelen evrensel!) bir üründür ve bazı ülkeler için petrol ve doğalgazdan da değerlidir. Su hayattır. Amerikalılar, 1992 de Pathfinder’i, 2004 de Opportunity ve Spirit’i Mars’a gönderdiler. Kızıl gezegende hayatın kaynağı adına hep suyun mevcudiyetini sorguladılar. Mars’ta bünyesinde su bulunan ve bir çeşit pas olan Götit mineral izlerine rastlayıp, bunu kanıtladılar.

Fuzuli su kasidesinde, ‘Başını daşdan daşa urup gezer avare su’ der. Evet, su gezen değerdir. Yalnız hidrolik çevrime uğramaz, sınır aşan niteliği ve her maddede süreç boyu bulunuş yüzdesi ile küresel çevrim içindedir. Kıymet bilmek, üstünde çalışmak ve önem vermek gerek.

…………
1)Water: Sin aqua non, The Economist, April 11th 2009, 54-56.
2)İSKİ Genel Müdürlüğü, Aksaray, İstanbul ,2005 (iski.gov.tr)



Prof. Dr. Fevzi YILMAZ
yilmazf@sakarya.edu.tr


Eklenme Tarihi
Kaynak
Kaynak Tarihi
Okunma
22.05.2009
SU VAKFI
22.05.2009
1184

Yazarın Diğer Makaleleri :
DERELER VE AKARSU KAYNAKLARI ZOR DURUMDASU KALİTESİ, SUDA ARSENİK VE KURŞUN
 
 
 
SU VAKFI : Atatürk Bulvarı No: 148 / 16 Aksaray İstanbul Tel: 0212 522 35 70 Faks: 0212 522 36 90 Kroki için tıklayınız.
Web Master: Muhiddin YENİGÜN